Kurgu olduğunu bildiğimiz halde film izlerken neden ağlarız?


Genellikle film dram ise müziğin de etkisiyle istemeden de olsa gözyaşlarımızın döküldüğüne şahit oluruz. Üstelik ağladığımızı yanımızdakilerden gizlemeye çalışırız. Peki ya bunların hepsinin birer kurgu olduğunu bildiğimiz halde neden gözyaşlarımıza engel olamayız?

Zihnimiz izlediğimiz film yada hikâyenin bir kurgu olduğunu ve oyuncuların da duygularımızla oynayabilmek için para aldığını bilir. Ancak, oksitosin hormonu dizilerdeki gibi duygusal olay ya da sahnelerle karşılaştığı zaman devreye girer. Oksitosin hormonunun yaklaşık %50’lere varan artışı bizim yabancılara önem vermemizi sağlayan beyin fonksiyonlarımızı devreye sokar. Çevremizdeki sosyal olaylara karşı daha hassas hale getirir. Biz de filmdeki karakterlerle daha yakın ilişki içerisindeymiş gibi hissederiz. Bu yüzden bu üzüntü yakınlarımıza duyduğumuz üzüntüden farklılaşır. Peki, zihnimiz filmin kurgu olduğunu bilirken hormonumuz bunu ayırt edemez mi?

İnsan beynindeki oksitosinin kusurlu bir işleyişi vardır. Gerçek insanlar ile filmdeki insanlar arasında ayrım yapamaz. Gerçek ya da kurgu, duygusal ve acıklı bir sahne oksitosini artırır. Bu da empati duygumuzu zorlamaya başlar.

Araştırmalar insanların en az %92’sinin en az bir film sırasında gözyaşı döktüğünü söylüyor. Yine de gerçek şu ki birçok insan ağlamanın bir zayıflık işareti olduğunu düşünür ve ağladığını gizlemeye çalışır. Oysaki araştırmacılar film izlerken ağlamanın zayıflık değil, duygusal olarak güçlülüğü ifade ettiğini belirtiyor ve duygularımızı yaşayabilmemiz için ara sıra dizi ya da film açarak ağlamamızın ve kahkaha atmamızın önemli olduğunu ekliyor!


Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR